Günlük yaşamda ve endüstrilerde gazlar hayati bir rol oynar ve çeşitli türleri vardır; solunum için gerekli olan oksijen gibi basit gazlardan, birkaç farklı gaz bileşiğinden oluşan doğal gaz gibi daha karmaşık gazlara kadar. LPG gazı da propan ve bütandan oluşur ve ısıtma, pişirme ve taşımacılıkta yaygın olarak kullanılır. Bu gazların her biri, özellikleri ve tarihleri doğrultusunda, teknolojinin gelişimi ve insan yaşamının iyileştirilmesi üzerinde büyük etkiler bırakmıştır. Bu makalede, ana odak doğal gaz ve sıvılaştırılmış gazın tarihi üzerine olacaktır.
Antik uygarlıklarda gaz
Gazın tarihi, insanın doğal gazı ilk kez kullanmasının antik çağlara kadar uzandığını göstermektedir. Kanıtlar, MÖ 1000 yılları civarında, yer çatlaklarından çıkan doğal gaz alevlerinin Çin, İran ve Yunanistan gibi antik uygarlıklar tarafından gözlemlendiğini ve kullanıldığını göstermektedir. O zamanlarda bu alevler genellikle kutsal bir olgu olarak görülüyor ve tapınaklarda veya dini yerlerde kullanılıyordu.
Doğal gazın ilk pratik kullanımı Çinliler tarafından yapılmıştır. Onlar, gazı sızıntı noktasından istedikleri yerlere yönlendirmek için bambudan yapılmış içi boş borular kullanmışlardır ve bunlardan biri, deniz suyunu buharlaştırarak tuz elde etmek için gazı yakmaktı. Ayrıca Çinliler, basit aletler kullanarak sığ kuyular da kazmışlardır.
On yedinci yüzyıl
“Gaz” terimi ilk kez 17. yüzyılın başlarında Belçikalı kimyager ve doktor Jan Baptist van Helmont tarafından kullanılmıştır. Bu kelime, düzensizlik ve karışıklık anlamına gelen Yunanca bir kelimeden türetilmiştir. Van Helmont, fermantasyon süreci üzerine çalışırken buharlaşma sırasında ortaya çıkan görünmez maddeleri (karbon dioksit gazı) fark etti. Katı ya da sıvı olmayan bu görünmez maddeye “gaz” adını verdi.
Robert Boyle da gazların özellikleri üzerine çalışmalar yaptı ve bu çalışmalar, gazlar için Boyle yasasının keşfine yol açtı. Bu yasa, sabit sıcaklıkta bir gazın hacminin basıncıyla ters orantılı olduğunu belirtir; yani gazın basıncı artarsa hacmi azalır ve tam tersi, sıcaklık sabit kaldığı sürece geçerlidir. Boyle, bu yasayı cıvalı eğri borular gibi hassas araçlar kullanarak yaptığı dikkatli deneylerle keşfetti. Bu yasa, modern kimya ve fiziğin temellerinden biri olarak kabul edilir.
On sekizinci yüzyıl
Farklı gazların bilimsel keşfi
On sekizinci yüzyılda, Joseph Priestley ve Henry Cavendish gibi önde gelen kimyagerler, gazlar hakkında önemli keşifler yaparak havanın bileşimi ve farklı gazlar hakkındaki anlayışımızı kökten değiştirdiler. Joseph Priestley, 1774 yılında oksijeni keşfetti; cıva dioksiti ısıtarak “saf hava” adını verdiği bir gaz elde etti ve bu gazın solunum ve yanma için gerekli olduğunu fark etti. Henry Cavendish ise 1766 yılında hidrojeni keşfetti; çinko gibi metallerin asitlerle tepkimesinden “ateşli hava” adını verdiği bir gaz elde etti ve daha sonra bu gazın suyun temel bileşenlerinden biri olduğu anlaşıldı. Bu keşifler, modern kimyanın temellerini attı ve elementler ile doğal gazlar hakkında bilime yeni bir anlayış kazandırdı.
Şehir aydınlatması için gaz kullanımı (Kömür gazı)

Şehir aydınlatmasında kömür gazı kullanımı on sekizinci yüzyılın sonlarında başladı. İskoç mühendis William Murdoch, 1792 yılında kömür gazını aydınlatma amacıyla kullanan ilk kişiydi. O, kömürü damıtarak elde ettiği gazı kendi evinde denedi. 1807 yılında, Londra sokaklarında Gas Light and Coke Company tarafından ilk kamu gaz aydınlatma sistemi kuruldu ve sokaklar verimli bir şekilde aydınlatıldı. Bu teknoloji hızla Avrupa ve Amerika’nın diğer şehirlerine yayıldı ve on dokuzuncu yüzyılın ortalarına kadar sokakların, evlerin ve kamu alanlarının aydınlatılmasında standart haline geldi.
On dokuzuncu yüzyıl
Doğal gazın endüstriyel olarak çıkarılmasına yönelik ilk sondajlar
Doğal gazın endüstriyel olarak çıkarılmasına yönelik ilk girişimler on dokuzuncu yüzyılın başlarına kadar uzanır. 1821 yılında, New York eyaletindeki Fredonia şehrinde William Hart, ilk doğal gaz kuyusunu açtı. O, yerden çıkan gaz sızıntılarını fark ederek basit bir kuyu kazdı ve doğal gazı yüzeye çıkardı. Hart, bu gazı Fredonia’daki sokak lambalarını ve evleri aydınlatmak için kullandı. Bu, dünyada doğal gazın ilk endüstriyel kullanımı oldu. William Hart’ın bu girişimi, doğal gaz kaynaklarının kullanılmasında yeni bir dönemin başlangıcı ve modern teknoloji gelişiminde bir dönüm noktasıydı.
Gaz boru hatlarının icadı
Aynı yıllarda, doğal gazın kuyulardan tüketim bölgelerine taşınması için boru hattı teknolojisi geliştirildi. 1820’li yıllarda Fredonia’da ilk ahşap boru hatları inşa edildi. Bu basit ama etkili teknoloji, gazın daha geniş ölçeklerde taşınması fikrini doğurdu. Daha sonra, Amerika’da petrol ve gaz endüstrisinin öncülerinden biri olan Samuel Kier gibi kişiler, metal borular kullanarak daha gelişmiş taşıma sistemleri tanıttılar. Sonraki on yıllarda çelik ve kaynak teknolojilerindeki ilerlemeler, modern boru hattı ağlarının oluşumuna yol açtı. Bu gelişmeler, doğal gazın endüstride ve günlük yaşamda yaygın ve sürdürülebilir şekilde kullanılmasının önünü açtı ve küresel gaz endüstrisinin temelini attı.
Yirminci yüzyıl
Yirminci yüzyıl, çeşitli gazların geliştirilmesi ve yaygın kullanımı açısından son derece önemli bir dönemdi. Bu dönemde, doğal gaz, propan, bütan, sıvılaştırılmış petrol gazları (LPG) ve freon ile helyum gibi endüstriyel gazlar; sanayi, ulaşım ve günlük yaşamda temel bir rol oynamaya başladı. Bu yüzyıl, gazların keşfi, çıkarılması, rafine edilmesi ve bilimsel ile endüstriyel uygulamalarında dikkate değer ilerlemelere tanıklık etti ve bu gelişmeler insan yaşamı ile bilimin ilerlemesi üzerinde geniş etkiler yarattı.
Doğal gaz ve iletim ağlarının gelişimi
Yirminci yüzyılın başlarında doğal gaz, temel bir enerji kaynağı olarak kabul edildi. Amerika, Avrupa ve Sovyetler Birliği’nde gaz iletim hatlarının geliştirilmesi, gazın daha uzun mesafelere taşınmasını mümkün kıldı. Doğal gaz; elektrik üretiminde, konut ısıtmasında ve petrokimya endüstrisinde hammadde olarak kullanıldı. Ayrıca 1960’lı yıllarda doğal gazın sıvılaştırılması (LNG) teknolojisinin geliştirilmesi, uluslararası gaz ticaretini mümkün hale getirdi. Bu gelişme, Japonya ve Güney Kore gibi ülkelere doğal gazı sıvı formda ithal etme imkânı sağladı.
Sıvı gazın (LPG) tarihi
Propan ve bütandan oluşan sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG), yirminci yüzyılın başlarında Walter Snelling tarafından keşfedildi. Snelling, 1910 yılında bazı petrol gazlarının basınç altında sıvı hale getirilebileceğini ve depolanabileceğini fark etti. Bu keşif, LPG’nin depolanması ve taşınması için gerekli teknolojilerin geliştirilmesine yol açtı. 1920’li yıllarda LPG, doğal gaza erişimi olmayan bölgelerde ısıtma ve aydınlatma amacıyla ticari olarak kullanılmaya başlandı. 1930’lu yıllarda ise rafinerilerde ham petrolden ve doğal gazdan propan ile bütanın ayrıştırılmasına yönelik endüstriyel süreçler geliştirildi ve LPG, temiz ve çok yönlü bir yakıt olarak evsel, endüstriyel ve tarımsal alanlarda kullanılmaya başlandı.
Yirminci yüzyıl boyunca LPG hızla taşınabilir temel yakıtlardan biri haline geldi. 1940’larda LPG, araç yakıtı ve II. Dünya Savaşı sırasında askerî amaçlar için kullanıldı. 1950 ve 1960’lı yıllar, LPG dağıtım ağlarının genişlemesine ve küresel pazarlara girişine sahne oldu. Daha büyük depolar, taşıma tankerleri ve gelişmiş altyapılar, LPG üretimi ve tüketiminin artmasına katkı sağladı. Yüzyılın sonlarına doğru LPG, şehir içi ulaşımda ve hava kirliliğini azaltma amaçlı temiz bir yakıt olarak popülerlik kazandı.
Son söz
Gazın tarihi, bu görünmez maddenin tıpkı diğer doğal kaynaklar gibi birçok iniş çıkış yaşadığını göstermektedir. Antik uygarlıklardaki kutsal doğal alevlerden, Çinlilerin tuz elde etmek için doğal gazı ilk kez pratik olarak kullanmalarına kadar insanlık, çevresindeki kaynaklardan en iyi şekilde yararlanmanın yollarını aramıştır.
Gazın tarihini incelemek, bu yolculuğun her ne kadar tehlikeler ve zorluklarla dolu olduğunu, ancak insanın azmi ve yaratıcılığıyla şekillendiğini ortaya koyar. İlk sondajlardan boru hatlarının geliştirilmesine, gazın çıkarılması ve sıvılaştırılmasındaki ileri teknolojilere kadar tüm bu adımlar, insanın doğal gaz ve sıvı gazı yaşam kalitesini artırmak ve teknolojiyi ilerletmek için kullanma iradesinin birer simgesidir. Doğal gaz ve LPG, iki hayati enerji kaynağı olarak, insanlığın dönüşüm ve yenilik yolculuğunun bir parçası olmaya devam edecektir.